Tox Lether by Eser Daşdemir #2

November 21, 2013
Tox Lether by Eser Daşdemir #2

 

Bir siyah çanta arayışı ne kadar zorlu bir süreç olabilir? diye düşünüyorsanız, kullandığı parçalara azıcık önem veren biri için bile aradığını bulmanın ötesinde aradığı özellikleri bir arada bulmanın hiç kolay olmadığını söylemek zorundayım.

Büyük boy çantalardan vazgeçemeyen, aynı zamanda estetik duruşa önem veren biri olarak detaylarda yalın, hemen her ayakkabımı sorunsuzca tamamlayacak, pahada kalitesine göre en uygun fiyatta ulaşılabilir olan bir siyah çanta arayışı benim için işkenceye döndü! Öyle ki ukala ukala “Asla!” dediğim büyük markaların indirimlerine bile bakarken buldum kendimi. Dolabımda yer edinen çantaların çoğu klasik satchel modeliyken, artık bir yenisine yer vermekten tereddüt ettiğimi fark ettim. Yıllar sonra dahi bu modelden vazgeçemeyeceğimi ve bugün dolabımda yer bulmuş çantaların tümünü ömürlerinin sonuna dek kullanacağımı bilsem de siyah gibi en çok sığınılan bir renkte de aynı model bir çantaya sahip olmamın kendimden sıkılmama neden olacağını düşündüm. Haksız da sayılmam, ne dersiniz?

Yılların eskitemediği iki emektar siyahımı hala doyasıya kullandığım gibi bir siyah… Ama ne biri gibi upuzun saplı, ne diğeri gibi açıldıkça bohça gibi etrafa yayılan. İçi çok şey alan, ama görünüşte derli toplu… Uyumlu… İdeal sevgiliyi aramak gibi anlayacağınız 🙂

Biraz fazla mı ince eleyip sık dokuyorum gibi görünüyor? Ama öyle olmak zorunda değil mi ki zaten? Dolabıma kattığım her ayakkabı ve çantayı üzerinde düşünerek satın alsam da yıllar boyunca eskitemeden vermişimdir çoğunu birilerine. Ya da indirimde bulunup alınmış ne ayakkabılar çantalar, sırf “Bunu da birlikte kullanacak birşey bulurum yea” ya da “iki gün vurur da sonra genişler nolcek” inançlarıyla bütçeyi zarara uğratmıştır. Şükür ki son dönemde bu sorunu aştık. Hala o dönemlerde edinilmiş, kalıcılığından şüphe duyulan birkaç parça var; ancak bundan sonra edinilen paraçaların tümünün ömürlük olduğu aşikar (burada şükrediyoruz).

Bu arayış içerisinde düştüğüm kararsızlık, normalde hiçbir şekilde insanlardan fikir almaya yanaşmayan ben’i sanki dünyayı kurtaracakmışçasına insanlarla çanta konuşmaya itti. Sonuç olarak edindiğim model, aslında yolum başında çokça beğendiğim ama annemin olumsuz fikrini aldığım için “Bir defa da anne sözü dinleyelim,” diyerek vazgeçtiğim modelin ta kendisi oldu. Eser Hanım benim için çantanın ebatlarını azıcık daha genişletti ve şu an satışta yalnızca kahvesi bulunan çantanın siyahını üretti.

Diyeceğim o ki, benim için tek gerçek var, ilk beğendiğim benim her zaman dönüp dolaşıp geri döneceğimdir. O nedenle çoğunlukla vakit kaybetmemek adına “Nasıl olsa bu!” diyerek ilk beğendiğimi de alırım. Ancak bu defa yersiz bir arayışa girdim işte… Tüm alışveriş siteleri tarandı, yerli tasarımcıların koleksiyonları gözden geçirildi, öylesine bakılanların dışında da en çok DESA ve GÖN deriye odaklanıldı. Zira belli şekillere sıkışmış biri değilseniz, bu iki marka pahada ağır olsa da kaliteyi her zaman size sunar.

Derken ilk olarak DESA’dan hiç emin olamayarak bir sipariş verdim ve ta ta! Çantanın web sayfasında belirtilenler ebatlar ile hiçbir ilgisi yoktu. Elime kuş kadar birşey geldi. Üstelik yine bir satchel idi ve diğer DESA modelleriyle yarışamazdı bile. Hal böyleyken çanta geri gittiği gibi Eser Hanım ile iletişime geçildi ve daha en başından göz koymuş olduğum o model benim için hazırlandı. Çantama baktığım diğer modellerin tümünden daha uygun fiyata sahip olurken, bana en büyük mutluluğu veren o çantanın benim için özel olarak dikilmesi oldu. Çantanın deneme sürüşünü yaptıktan sonra mutluluğum daha da arttı. İçine koyduğum çok sayıda şeyi çantanın içinde herşey birbirine girmeden kolayca taşıyabiliyorum. Daha ne olsun! 3 kitap, bir iPad mini, bir telefon, puku, devasa bir cüzdan ve selpak türevi ihtiyaç duyulabilecek malzemelerin tümünü sığdırmışken benden mutlusunu neden arayalım ki? 🙂

Eser Hanım’a ince işçiliği ve beni büyüleyen armağanı için çokça teşekkür ediyorum. Benim için özel olarak ürettiği çantalara layık olmaya çalışacağım 🙂

Sevgiyle!

Satış Noktaları:

← Öncesi dün


%d bloggers like this: