My Name is “O” : O by Ayşegül Kunter

February 10, 2014
My Name is “O” : O by Ayşegül Kunter

 

Şehrin ayak hızına uyum sağlayacak kadar dinamik; ancak onun keşmekeşini içine sığdıracak kadar da büyük bir markayı ağırlayacağım blogda. O ya da ( ) benim gibi evini çantasının içinde taşıdığında kendini güvende hisseden kadınların markası.

2013 yılında ilk koleksiyonunu hazırlayan ve hızla tanınmaya başlayan Ayşegül Kunter tekstilci bir aileden geliyor. Öyle ki, şu anda da ofisini kişiye özel ev tekstil ürünleri hazırlayan annesinin markası Bianco Lino ile paylaşıyor. Şu anda çanta satışlarını Nişantaşı’ndaki ofisinden, Lidyana‘dan, birkaç model ile ENMODA‘dan ve Galata’da Atölye 55’ten sürdürüyor. Yaz aylarında Alaçatı’ya da inecek olan marka, ayrıca Dubai’de de büyük ilgi görüyor. 2014 yaz koleksiyonunda yer alan birbirinden iddialı parçalar da bu nedenle daha geniş bir hedef kitlesine hitap eden dokunuşlardan oluşuyor.

Biliyorsunuz, benim için bir markayı tanırken önem taşıyan şeyler arasında o markanın doğuş hikayesi de yer alıyor. Ayşegül’e “Neden çanta?” diye soruyorum böylece. İlk başlarda her ne kadar kulak arkası etmiş olduğunu söylese de, Ayşegül Kunter’in çanta tasarımına yönelmesinde üniversite mezuniyet projesinde hazırladığı koleksiyonda yer alan ayakkabı ve çanta modellerinin hocalarından topladığı büyük ilginin de yer aldığı şüphesiz. Mezuniyet, sonrasında staj ve akabinde Türkiye’ye geri dönüşün ardından bu defa aksesuar tasarımı üzerine master için yine ülkeden ayrılıyor. Master sonrasında planları dahilinde yer almamasına rağmen bir proje için Türkiye’ye dönüyor ve böylelikle O’nun hikayesi başlıyor.

Benim O ile olan serüvenim daha önce paylaşmış olduğum (RETRO) isimli model ile başladı. Altıgen formundaki çanta aradığım şıklıkta; ancak günlük yaşama da adapte olabilecek bir forma ve hacme sahipti. Ayşegül ile olan sohbetimizde O’yu neden sevdiğimi anlatırken, aslında onun tasarım çizgisinin barındırdığı nitelikleri sayıyormuşum meğer. Ne yalan söyleyeyim, yaratısından tasarımcıyı anlıyor olabilmektan büyük keyif aldığım o anlardan birini yaşadım bu sayede 🙂

O’yu hemen her tarza yakın kılan özellikleri -kanaatimce- çantaların formundan da ziyade birarada kullanılan materyallerin farklılıkları. Birbirinden farklı desenli derilerle biraraya gelen kombinler gerek gündüz stilini gerekse gece stilini destekleyecek nitelikte.O’nun diğer markalardan ayrıldığı bir nokta ise çantanın başlı başına bir tasarım objesi olarak değil, taşınan ve kavranan dinamik bir obje olarak ele alınması. Modellerin çoğunda taşımayı ve kavramayı kolaylaştırıcı ek şeritlerin kullanılmasını yalnızca tasarıma katılmış şık bir dokunuş olarak algılamamak gerekiyor haliyle 🙂 O’nun logosunu oluşturan bir çift paranteze varıncaya dek her detay, üzerinde ince ince düşünülmüş şık dokunuşlar 😉“Sadece portföy mü?” diye soracak olan var ise şayet; evet, asıl amaç portföy yanıtını vereceğim. Tasarımcının kendi günlük yaşamında çanta kullanım alışkanlıkları kuşkusuz ki markanın öne çıkan bu özelliğinin de varoluş sebebi. Öte yandan koleksiyonda omuz çantaları da yer alıyor; ancak ufak bir hareketle omuz çantalarını da rahatlığınıza elverişli hale getirip portföy olarak taşıyabilmeniz hedeflenmiş. Özetle şu an, portföy olarak kullanılamayan bir O ile karşılaşmanız mümkün değil. Detaylı fotoğraflama yapmadığımdan, ne demek istediğimi bir O omuz çantasını elinize aldığınızda daha iyi anlayacaksınız 😉

İletişim:

  • Adres: Valikonağı Caddesi Şakayık Sokak Aylim Apt. Kat:1 Daire:5 Nişantaşı İstanbul (Nişantaşı Art Cafe’nin üstü, Bianco Lino ile ortak ofis)
  • E-posta: hi@omybag.co aysegul@omybag.co
  • Web sayfası: http://www.omybag.co

Satış Noktaları:


%d bloggers like this: