SAĞLIKLI YAŞAMA GERİ DÖNÜŞ

March 10, 2014
SAĞLIKLI YAŞAMA GERİ DÖNÜŞ

İnişleriyle ve çıkışlarıyla meşhur hayatın yansımaları, kontrolü kaybettiğimiz an beynimizden bedenimize sıçrayabiliyor. Kimileri genetik açıdan daha şanslı olsa da, bir de genetik mirası müsaitse, benim gibi hiç anlamadan 6 yıl içinde kendisinden çok uzak birine dönüşebiliyor. Bundan böyle SHUKINESHU‘da Sofrabaşı köşesinin yer alma nedeni de biraz bundan kaynaklanıyor. Eski ben’e dönme macerası, kısmen diyet tüyoları ve basit reçetelere de artık bu blogda yer var.

6 yıldır aralıksız kilo alımı, hayattan çıkan spor, son 10 yılda arabasız hareket etmemek derken üzerine yaşadığım stresli eğitim hayatı da eklenince giderek kendimden fiziken ve ruhen ne denli uzaklaştığımı fark etmem kolay olmadı. 2012’de ortaya aniden çıkan panik atağım, psikiyatristimle yaptığımız çalışmalarda atakların temelinde yer atan kuvvetli bir etkeni bulamayışımız derken psikiyatristimin en sonunda benden kan tahlilleri istemesiyle gerçeğe kısmen yaklaşmak mümkün oldu.

Kandaki demir değerlerim o kadar düşük ve demir depolarım öylesine bomboştu ki, çevresel faktörlerin yanısıra bu fiziki etkenler de yaşam kalitemi büyük ölçüde düşürüyordu. “Acil tedavi gerekiyor,” dedi. “Şu an ölümcül düzeyde. Bu uzun süreye yayılmış değil de ani bir düşüş olsaydı hayatta kalamazdın,” dedi. Ben tedaviye başlamadım. Kilo alışımın nedenlerinden birinin o olduğunu da biliyordum, psikolojik çöküntümün nedeninin de… Kendim gidemiyordum doktora, ailemin de bu konuda pek çözüm yaratıcı davrandığını söyleyemem.

Yarın, hep yarın diyorum. Ancak o yarın hiç gelmiyordu. Öyle böyle derken sonunda çok yakın bir arkadaşım tuttu kolumdan götürdü. “Bahaneyle ben de kontrolden geçmiş olurum,” dedi. Eğer o gün Nihat beni o doktora götürmeseydi biliyorum ki ben hala tedaviye başlamamış olacaktım. Çünkü evden dışarı çıkmaya, kolumu kaldırmaya mecalim yoktu. “Buluşalım,” diyen herkesi bir son dakika bahanesiyle ekebilir, makyajımı kusursuz yapmışken evden çıkmaktan vazgeçebilir, ya da hasta olmadığım halde hastayım diye dersi ekebilirdim. Böyleydi. Şimdi Nihat beni doktora götürdüğünden beri doktordan çıkmıyorum. Aksatmadan tahlillerimi yaptırıyorum. Hiçbir buluşma talebine hayır demiyorum. Gözlerimden dışarı bir başkası bakıyor gibi hissetmiyorum.

21 Şubat’ta yaptırdığım son tahlillere göre kandaki demir değerim yükselmiş olsa da, demir depolarımın hala oldukça boş olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle önümüzdeki iki ay boyunca toplamda 5 serumluk ek bir tedavi sürecine gireceğiz. Ancak artık daha fazla beklemek ve bana yabancı gelen bu bedenle yaşamak istemediğimi doktorumla paylaşınca bugün beni hastanenin Beslenme ve Diyet Uzmanı’na yönlendirdi. Önümüzdeki günlerde yapılacak bir sürü tahlil eşliğinde bugünden itibaren diyete girmiş bulunuyorum. Yep! I am back!

Doktorum metabolizma hızımı anlamak için ilk haftalarda farklı beslenme tarzları uygulamamı ve kesinlikle spor yapmamamı söyledi. Uygulayacağımız programı böylelikle kısa süre sonunda belirlemiş olacağız. Fırsat bu fırsat ben de bol bol diyet menü paylaşımında buluniciim! Her türlü fikir alışverişine de açığım.

  • İLK DİYET GÜNÜ MENÜSÜ

somon diyet reçete tarifBu haftaki beslenme programım protein temelli. Benim gibi et problemli biri için oldukça zor olan bu menüyü sanıyorum balıkla donatacağım. Porsiyonlar 120gr.’lık parçalardan oluşuyor. Akşam yemeğim bir tabak çorba, bir parça et/balık/tavuk ve bol limonlu bir salata. Bugün tüm günü dışarıda geçirmiş olduğum için çorba yapamayarak salata ve balık ikilisi ile bir dilim tam tahıllı ekmek yedim. Kepek ve çavdar demir emilimini azalttığı için, mevcut bir problemi çözmeye çalışırken daha da tetiklememek için doktorum tam tahıllı tüketmemi önerdi.

Bu yazımda tarifini verdiğim sosu hatırlıyor musunuz? İşte o bugünlerde en çok sarıldığım şeylerden biri olacak!

Yemeği yerken benim için en önemli şeylerden biri rayihadır. O nedenle bu kadar özene bezene verdim o minik sos tarifini de ve bugün içine eklenen bahçeden topladığım taze biberiye yaprakları eşliğinde yarın daha da leziz bir karışım sahibi oluciim! 🙂

somon diyet reçete tarif

 

120’şer gramlık dilimlere böldürdüğüm somon filetosunu iyice yıkadıktan sonra üstündeki suyu tamamen süzdürmeden fırın kabına yerleştirdim. Daha sonra önceden hazırlamış olduğum ve tadı iyice zeytinyağının içine işlemiş olan karışımı yağını tamamen süzdürerek balığın üzerine serpiştirdim. Elbette domateslerin içine emdikleri bir parça yağ kaldı, ama ilave hiçbir yağ yok. Önceden 200 derecede ısıtılmış fırına sürdüğüm balığı yaklaşık 15 dakika pişirdim.

Sonuç: Ben bilmezdim kuru domatesle biberiye birleşince efsane olsunlar, hele bir de somonun üstüne yerleşince fevkaladenin fevki olsunlar!

somon reçete tarif salata diyetDoktorum, salatama sadece bir tatlı kaşığı yağ koymamı söylüyor. Az evvel dediğim gibi bol limonlu olmalı, ancak ben o meşhur karışımı salatama da katmaktan eksik kalamazdım!

  • 3 yaprak kıvırcık
  • 2 yaprak lollo rosso (Mor kıvırcık)
  • 5 iri yaprak fesleğen
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı (ben bu linkteki yağı kullandım)
  • yarım limon suyu
  • 1 mandalina suyu

Umarım işinize yarar.

Sevgiyle!

S.evval

 

 

 


%d bloggers like this: