Diyette Birinci Haftanın Sonu

March 19, 2014
Diyette Birinci Haftanın Sonu

 

Geçtiğimiz hafta bu yazımda nihayet diyete başladığımdan söz etmiştim. Ama bu ilk haftanın sonunun ne kadar çetrefilli olacağından da bihaberdim o zaman!

Hayatım boyunca alışkanlık edinemediğim şeylerin başında erken saatlerde yapılan sabah kahvaltısı yer almıştır. İlkokula başladığım zaman sabahın kör saatinde annemin yedirmeye çalıştığı tostlar, içirmeye çalıştığı sütler hep midem geri tepmiştir. Öyle böyle derken, annem de bana kahvaltı ettirmemenin aslında kahvaltı ettirmekten daha az zararlı olacağına karar vermiş olacak ki, o da beni zorlamayı kesti.

Dile kolay 29 yıl boyunca edinilememiş bu alışkanlık, diyetisyenim sayesinde 10 gündür sabahın saat 9’unda tekrarlanan bir rutin haline geldi. Oysa ben sabah 7’de de kalksam, 9’da ya da 11’de de kalksam kalktığım gibi kahvaltı edemeyen bir insandım. Şimdi yataktan çıkıp ilk iş yüzümü yıkadıktan sonra sofraya oturuyorum. O da birşey mi? Saat sektirmeden öğünlerimi tüketiyorum, ara öğünlerimi atlamıyorum. Bu benim için bir mucize!

IMG_5540

Bu masada görünenler dağın öbür yüzündekilerin yanında bir hiç!

Bir haftalık diyetin son günü, kuzenlerimle yaptığımız aylık buluşmaların da sonuncusuna denk geliyordu. Normalde dışarıda yaptığımız buluşmayı bu defa evde gerçekleştirdiğimizde şenlik oldukça büyük oldu. Masada uçuşan tatlı ve tuzlu pancakeler, çıtır çıtır börekler, nutellalar ve top halinde servis edilmiş mozaik pastalara gardımı yanımda getirdiğim bir kase çorba, 4 adet köfte ve yeşil salatayla aldım. Kaçamağım mı? 3 adet ince dilim ızgara hellim peyniri oldu. Ancak akşam yemeğimiz yenemedi, onun açığını ara öğünümdeki 1 bardak ayran ve 4 adet kuru hurmayla kapatmaya çalıştım.

Bir hafta boyunca sanırım kırmızı etten iyice nefret etmeme yetecek kadar et yedim. Somonla geçen öğünlerimde ise son derece mutluydum. Kuru domatesin, kuru hurmanın, taze feleğenin ve biberiyenin tam anlamıyla dibine vurdum. Damarlarımı kesseniz mercimek çorbası akacak. Peki sonuç ne oldu?

-400 gr. Nedeni belliydi aslında, çok da şaşırtmadı bizi. İnsülin direncim olduğu için kilo vermem oldukça güç; bu nedenle de doktorum beni endokrinolojiye yönlendirdi ve bir ilaç takviyesiyle insülin direncimi kırarak kilo vermekteki engelimi aşacağız. Zira uzun zamandır süregelen kilo artışına karşı bir anda değişen yemek yeme alışkanlıklarımın çok daha hızlı sonuç vermesi gerekiyordu. Öte yandan herşey seyrinde gittiği, sağlık sorunlarım bir bir ortaya çıktığı için ben oldukça mutluyum. Tek sıkıntımız endokrinoloji randevumu ancak 31 Mart’a alabildiğim için o tarihe dek diyet menümün değişmeyecek olması. Bana hala fenalık gelmemiş olsa da, sanırım Sinem‘e benim yediğim balıklardan çoktan gına geldi 🙂

Bir diyetisyen arayışında olanlar için buraya doktorumla ilgili daha çok bilgi eklemek istiyorum; ancak hala biraz vaktimiz var bunun için sanıyorum. Şu an için tek diyebileceğim, zaten güleryüzle hastasını karşılayan bir doktorken, bir de uğurlarken kalkıp beni yanaklarımdan öpecek kadar içten olması verilen ilk kilonun yalnızca 400 gr. olmasını dahi kafama takmamam için yeterli. Kendimi doğru yere emanet etmişim ve bundan ötürü çok mutluyum.

giydiranne.com

Yazıyı sonlandırmadan evvel ilk görselde gördüğünüz içeceğimden söz etmek istiyorum. Aslında ayran dışında herhangi bir içecek vermedi doktorum. Yediğim meyveler bile çok sınırlı. Ancak geçtiğimiz gün Sinem’le ikimizin evinin tam ortasında yer alan Big Chef’s‘in Anadolu Hisarı şubesinde buluşmaya karar verdiğimizde ben biraz daha erken giderek tamamlamam gereken çalışmalarımı orada yapmaya karar verdim. O esnada ara öğünümü atlamak üzere olduğumu fark edince de kendime ideal bir kaçamak hakkı tanıdım. Bu da menüde Detox ismiyle bulabileceğiniz karışım oldu. İçeceğin reçetesi şöyle:

  • Kereviz sapı
  • Maydanoz
  • Yeşil elma
  • Greyfurt
  • Zencefil

Bilmem sizin aranız bu tarz içeceklerle nasıldır, ama ben hayli severim. Bu karışımda en yoğun olan tat kereviz sapına aitti. Kerevizi ne kadar sevmiyorsam, kereviz sapının aromasını o kadar severim. O nedenle beni rahatsız etmedi. Ancak zencefil sanıyorum biraz fazla geldi ve midemi azıcık rahatsız etti. Evde de deneyebileceğiniz (ben blenderdan geçirerek yapmanızı öneririm) metabolizmanızı hızlandıracak oldukça iyi bir reçete. İlerleyen günlerde doktorum uygulamama izin verdiği takdirde kendi karışımlarımın reçetelerini paylaşabilirim.

Sevgiyle!


%d bloggers like this: